ABD’li gazeteci Tucker Carlson, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun baskısıyla Trump yönetiminin İran’daki yer altı tesisine nükleer saldırı kararını 7 Kasım’a kadar verebileceğini öne sürdü. Demokrat Senatör Chris Murphy ise kendilerine İran savaş planının anlatıldığını belirterek planı ‘tam bir delilik’ diye niteledi. Gazeteci Yunus Paksoy’a göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Donald Trump’ın 24 saatte iki kez telefonda görüşmesi de seçim sonrası olası büyük İran savaşını engellemeye yönelik.
[Kaynak: X / ibrahim Haskoloğlu, Yunus Paksoy; Investinglive, Middle East Eye, Türkiye Today]
Carlson: Karar 7 Kasım’a kadar verilebilir!
Tucker Carlson, X hesabından yaptığı paylaşımda Trump yönetiminin günler içinde İran’a nükleer saldırı düzenleyebileceğini yazdı. Carlson’a göre olası hedef, İran’ın merkezindeki Pickaxe Dağı’nda bulunan yer altı tesisleri. İsrail istihbaratı, İran’ın bu tesislerde uranyum zenginleştirme faaliyetlerini yeniden başlattığını iddia ediyor. İran ise söz konusu komplekste nükleer faaliyet yürütüldüğünü reddediyor.
Carlson, adını vermediği bir ‘bilgili gözlemciye’ dayandırdığı iddiasında Netanyahu’nun saldırı için Trump’ı her gün aradığını yazdı. Konvansiyonel silahların yaklaşık 300 feet (yaklaşık 90 metre) kalınlığındaki granit dağı delemeyeceğini öne süren Carlson, nükleer silah kullanılıp kullanılmayacağına dair kararın 7 Kasım’a kadar verilebileceğini belirtti.
Carlson’a göre Trump hâlâ tereddüt ediyor. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile Özel Temsilci Steve Witkoff ise İran’la anlaşmanın mümkün olduğunu savunuyor.
Trump: “10 dakikada vurabiliriz”
Trump, cumartesi günü Mar-a-Lago’da yaptığı konuşmada ABD’nin İran’ın nükleer ve askeri kapasitesini büyük oranda yok ettiğini, ancak bir iki tesisle daha ilgilenmesi gerektiğini söyledi. Bu tesisler arasında Pickaxe Dağı’nı da sayan Trump, hedefin ’10 dakikada’ vurulabileceğini belirtti. Aynı konuşmada müzakerelerin ‘iyi gittiğini’ ve acelesi olmadığını da söyledi.
Axios’un ABD ve İsrailli kaynaklara dayandırdığı habere göre Trump ile Netanyahu arasında cumartesi günü gergin bir telefon görüşmesi yaşandı. Netanyahu’nun seçimin hemen ardından bir saldırı istediği, Trump’ın ise müzakerelerin sürmesinden yana olduğu aktarıldı. Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise savaşın yeniden başlatılması konusunda nihai bir karar verilmediğini söyledi.
Senatör Murphy: Plan tam bir delilik!
Senato Dış İlişkiler ve Ödenekler komitelerinin üyesi Demokrat Senatör Chris Murphy, Orta Doğu Enstitüsü’nde katıldığı etkinlikte ABD’nin İran’da savaşı yeniden başlatma planı hakkında bilgilendirildiğini söyledi. Murphy, ‘Bazılarımıza savaş planı hakkında bilgi verildi. Hiçbir detayı açıklayamam ama şunu söyleyebilirim: Plan tam bir delilik’ dedi. Planın ‘yıkıcı bir tırmanışa’ yol açacağını ve sivil altyapıyı hedef alabileceğini de ekledi.
Wall Street Journal’ın haberine göre ABD, birkaç Körfez ülkesini 3 Kasım’daki ara seçimlerin ardından İran’a yönelik kısa ve yoğun bir saldırıya hazırlanmaları konusunda uyardı. Bölgede mühimmat stoğu yenileniyor, bir uçak gemisi grubu ve bir deniz piyade biriminin önümüzdeki ay bölgedeki yaklaşık 20 savaş gemisine katılması bekleniyor. Trump geçen hafta Florida’daki mitingde ‘Belki bir ‘küçük Epic Fury’ daha yaparız’ demişti; Epic Fury, savaşın askeri operasyon adı.
Murphy ayrıca yönetimin savaşın maliyetini Kongre’den ve kamuoyundan sakladığını savundu. Pentagon, savaşın 16 Ekim itibarıyla 47,1 milyar dolara mal olduğunu Kongre’ye bildirmişti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Trump 24 saatte iki kez görüştü!
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Trump, 28 ve 29 Ekim’de telefonda iki kez görüştü. İletişim Başkanlığı’nın açıklamasına göre ilk görüşmede Türkiye-ABD ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı. İkinci görüşmede ise Trump, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Erdoğan’ı aradı ve Türk Devletleri Teşkilatı Liderler Zirvesi için iyi dileklerini iletti.
Gazeteci Yunus Paksoy, bu görüşmeleri diğer gelişmelerle birlikte değerlendirdiğinde seçim sonrası büyük bir İran savaşını engellemeye yönelik gördüğünü yazdı.
Savaşın arka planı: Şubat’tan bu yana ne oldu?
ABD ve İsrail, 28 Şubat’ta İran’a saldırı başlattı. İran, İsrail ve ABD hedeflerine karşılık verdi; nisan ayında ateşkes sağlandı. ABD ile İran 18 Haziran’da Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisine dair bir mutabakat zaptı imzaladı, ancak güvenlik düzenlemeleri konusundaki anlaşmazlıklar yüzünden uygulama tıkandı.
Katarlı arabulucular pazar günü üst üste üçüncü gün İranlı yetkililerle bir araya gelerek doğrudan ABD-İran görüşmelerini yeniden başlatmaya çalıştı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Tahran’ın diplomasi için ‘her çabayı gösterdiğini’ ancak henüz bir anlaşma olmadığını söyledi.
ABD’de ara seçimler 3 Kasım’da yapılacak. Carlson’ın işaret ettiği 7 Kasım tarihi de bu seçimden yalnızca dört gün sonrasına denk geliyor.